Rehber
Kotlin ile Android Uygulama: İşletmeniz İçin Ne Zaman Doğru Seçim, Ne Zaman Değil?
Kotlin, Android’in kendi dilidir. Saha, depo ve servis ekiplerine yönelik uygulamalarda neden güçlü olduğunu, iPhone kullanıcıları işin içindeyse neden tek başına yetmediğini ve Google Play tarafını anlattık.
· 4 dk okuma · Mood Reklam
Ekibinize şirket telefonu olarak Android cihazlar dağıttıysanız ya da uygulamayı kullanacak kişilerin telefonunu siz belirliyorsanız, şu soru gündeme gelir: uygulamayı yalnızca Android için, Android’in kendi diliyle yazdırmak mantıklı mı? Kotlin bu sorunun merkezindeki dildir. Aşağıda Kotlin’in işletme açısından ne anlama geldiğini, hangi işlerde gerçekten doğru seçim olduğunu ve hangi durumda sizi gereksiz bir yola soktuğunu anlatıyoruz.
Kotlin nedir, Android’de neden öne çıkar?
Kotlin, Android uygulamalarının bugün yazıldığı modern programlama dilidir. Google, Android geliştirmede Kotlin’i öncelikli dil olarak öneriyor; yeni kütüphanelerin, resmî örneklerin ve Jetpack Compose gibi arayüz araçlarının ilk muhatabı Kotlin’dir. Eski Android uygulamalarının önemli bir kısmı Java ile yazılmıştır. Kotlin, Java ile aynı projede yan yana çalışabildiği için eski bir uygulama tek seferde baştan yazılmadan, ekran ekran yenilenebilir.
Böyle yazılan uygulamaya “native” yani yerel uygulama denir: telefonun işletim sistemi için doğrudan, o sistemin kendi araçlarıyla geliştirilmiştir. Kamera, konum, Bluetooth, arka planda çalışma ve bildirim gibi cihaz özelliklerine aracısız erişir; Android’e yeni bir özellik geldiğinde onu kullanmak için kimsenin bir ara katmanı güncellemesini beklemez.
Yalnızca Android yetiyorsa: saha, depo ve servis uygulamaları
Kotlin’in işletme tarafında en çok anlam kazandığı yer, cihazı sizin seçtiğiniz işlerdir. İskenderun’da limana ve sanayi bölgesine sevkiyat yapan bir nakliye firmasını, servis aracında dolaşan bir teknik ekibi ya da depoda mal kabulü yapan bir personeli düşünün. Telefonları işletme alıyorsa hepsini Android seçmek mümkündür; o zaman iOS sürümüne hiç ihtiyaç kalmaz ve tek bir uygulamaya odaklanılır.
Bu tür iç kullanım uygulamalarında sık istenenler şunlardır:
- Bağlantı yokken iş kaydı almak, sinyal gelince sunucuya göndermek
- Barkod okuyucu, taşınabilir yazıcı ya da araç içi cihazlarla Bluetooth üzerinden konuşmak
- Konumu arka planda, belirli aralıklarla kaydetmek
- Teslim anında fotoğraf ve imza almak
Bunların hepsi çapraz platform araçlarla da yapılabilir. Ancak donanımla yoğun konuşan, arka planda uzun süre çalışan işlerde native Kotlin genellikle daha az sürprizle ilerler; bir sorun çıktığında araya giren katman olmadığı için kaynağı da daha kolay bulunur.
Kotlin’i seçmemeniz gereken durumlar
Müşteriye yönelik uygulamaların çoğunda tek başına Kotlin doğru başlangıç değildir. Müşterilerinizin bir kısmı iPhone kullanıyorsa ve onları dışarıda bırakamıyorsanız, Android uygulamasının yanına Swift ile ayrı bir iOS uygulaması yazılması gerekir. Bunun ne gerektirdiğini Swift ile iOS uygulama yazısında anlattık. Bu; iki ayrı kod tabanı, iki deneme süreci, her değişikliğin iki kez yapılması ve iki kat bakım demektir. Bütçesi ve ekibi sınırlı bir lokanta ya da mağaza için bu yük çoğu zaman gereksizdir.
Kotlin Multiplatform adıyla, iş kurallarını Android ve iOS arasında paylaşmaya yarayan bir yol da vardır. Doğru kurulduğunda tekrar eden kodu azaltır; ancak iOS tarafında yine Apple’ın araçları ve o platformu bilen biri gerekir. Bunu “tek dille iki uygulama” diye düşünmek yanıltıcı olur. Uygulamanın asıl işi bilgi göstermek ve form toplamaksa telefonda iyi çalışan bir web paneli de yetebilir. Seçenekleri native mi, çapraz platform mu yazısında yan yana koyduk.
Google Play tarafında bilinmesi gerekenler
- Geliştirici hesabı: Google Play’de yayın için geliştirici hesabı gerekir. Hesabın işletme adına, kuruluş hesabı olarak açılmasını öneririz; kuruluş hesabında şirketin doğrulanması için D-U-N-S numarası gibi bilgiler istenir.
- Test şartı: Google, özellikle yeni açılan bireysel hesaplarda uygulamayı herkese açmadan önce belirli bir kapalı test yapılmasını şart koşabiliyor. Yayın takvimini buna göre kurun.
- Hedef sürüm kuralı: Google Play, uygulamaların yeni Android sürümlerini hedeflemesini belli aralıklarla zorunlu tutar. Hiç güncellenmeyen bir uygulama zamanla yeni telefonlarda mağazada görünmez hâle gelebilir.
- Mağaza dışı kurulum: Yalnızca kendi ekibinizin kullanacağı bir uygulamayı mağazaya koymadan dağıtmak teknik olarak mümkündür. Ancak Google bu yolda da geliştirici doğrulaması gibi şartlar getiriyor; güncel kuralı yayından önce kontrol etmek gerekir.
Bakım: cihaz çeşitliliği hesaba katılmalı
Android’i pek çok üretici farklı ekran boyutlarında ve farklı pil yönetimi ayarlarıyla telefonlarına koyar. Bir markada sorunsuz çalışan arka plan konum takibi, başka bir markanın pil tasarrufu ayarına takılabilir. Bu yüzden deneme aşamasında ekibinizin gerçekten kullanacağı modellerde test yapılmalıdır. Cihazları siz alıyorsanız birkaç modelde birleşmek hem testi hem bakımı kolaylaştırır. Android geliştirme Windows, macOS ve Linux bilgisayarlarda yapılabilir; iOS’taki gibi belirli bir bilgisayar şartı yoktur.
Karar vermeden önce sorulacaklar
- Uygulamayı kim kullanacak: ekibiniz mi, müşterileriniz mi?
- Telefonları siz mi belirliyorsunuz, kullanıcı mı?
- iPhone kullanan biri dışarıda kalırsa ne kaybedersiniz?
- Kaynak kod, Play hesabı ve uygulamayı güncellemeye yarayan anahtarlar teslimde kimde kalacak?
- Android güncellendiğinde uygulamayı kim, hangi kapsamda güncelleyecek?
Ekibinizin sahada neyi kaydetmesi gerektiğini anlatın; Android’e özel bir uygulamanın mı, iki platformlu bir yapının mı uygun olduğunu İskenderun’da yüz yüze konuşarak netleştirelim. Sürecin nasıl ilerlediğini mobil uygulama geliştirme sayfasında bulabilirsiniz.